enver's profilecenk adlı kullanıcının a...PhotosBlogGuestbookMore ![]() | Help |
........ Kırlangıçların Ömrü
Günlerden bir gün Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konup adama şöyle demiş: - " Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikte yaşayalım." Adam : - " Olmaz alamam... Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama aşık olur mu?..." kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş: - Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost ve arkadaş olurum canında sıkılmaz birlikte yaşar gideriz... Adam yine: - " Olmaz alamam...Git başımdan" diye cevap vermiş. Zaman geçmiş... Sonbahar yaklaşmış... kırlangıç üçüncü ve son defa penceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş: - " Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamam biliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece... beni içeri almazsan başka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da burada kalayım. Birlikte yemek yer omuzuna konar seni neşelendirir sana yarenlik ederim. Hem sende benim gibi yalnızsın..." Adam : - " Git derhal başımdan!... Ben yalnız kalırım" demiş ve kuşu kovmuş... kırlangıçta bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklara gitmiş... Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş: -" Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birlikte kalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş kendi kendine ve çok pişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine -" Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir bende onu içeri alır birlikte mutlu bir hayat sürerim, demiş. Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş.Yazın sonuna kadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş ama boşuna....kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş ama onun kırlangıcını gören olmamış. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almak için gitmiş. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyle demiş: - K ı r l a n g ı ç l a r ı n ö m r ü 6 a y d ı r . . . Hayatta bazı fırsatlar vardır, ömründe bir defa eline geçer ve değerlendiremezsen uçup gider... Hayatta bazı insanlar vardır, ömründe bir kez karşına çıkar ve fark edemezsen, değerini bilemezsen, uçup gider... Ve asla geri gelmezler... Dikkatli olun... Farkında olun... Ve bir düşünün acaba kaç kırlangıcı kovaladınız pencerenizden bugüne değin... .....
Yıllar gelip geçti zaman değişti Ovalar nehirler düzler değişti Sen hala içimde incecik sancı Mevsimler takvimler yıllar eskidi .ŞAŞKIN 'ACI' HALİ tam goğsünün ortasında bir yerin acıyacak... evinin seni içine sğdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin... sokağa fırlayacaksın... sokaklar da dar gelecek... tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü... kendini tanıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küleceksin... birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan... "önemli olan sağlık." "yaşamak güzel." boş ver, her şey unutulur." sen hiçbirini duymayacaksın... gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... hep ondan bahsetmek isteyeceksin... ''ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmş" deseler baını kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın... yalnız kalmak isteyeceksin... hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek... geçmişi düneceksin... neredeyse dakika dakika... ama kötüleri atlayarak... onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittiğin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek... ama bile bile yapacaksın... biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... aslında kurtulmak istediğin halde, o acıy yaşamak için direneceksin... hayatının geri kalanını onu dünerek geçirmek isteyeceksin... aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip... kimseyi onun yerine koyamayacaksın... hiçbir şey oyalamayacak seni... ilaçlara sınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan... sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... bütün şarkılar sizin için yazılmş gibi gelecek... boğazın dümlenecek, dinleyemeyeceksin... uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahı iple çekeceksin... bazen de "hic güneş doğmasa" diyeceksin... ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin... belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne cıkana sarılmak isteyeceksin... nafile... düncesi bile tahammül edilmez gelecek... rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... her sçrayarak uyandında onun adın söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasın bekleyeceksin... aramayacaını bile bile... her çaldında yüreğin ağzına gelecek... ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... yüreğin burkulacak... canın yanacak... bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın... defalarca aradı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin... yaşadın şehri terk etmek isteyeceksin... onunla hiçbir anının olmadı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut... onunla bir gün bir yerde karılaşma umudu... bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın... buna yaşamak denirse... razı mısın bütün bunlara...? hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...? o halde asık olabilirsin ... |
||||||||||||||
|
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
cenk adlı kullanıcının alanı |
||||||||||||||
|
|